Klasik turlardan sıkılan, Mitolojiyi, Arkeolojiyi ve tarihi seven, keşfetmek için seyahat edenlere özel hazırlanmış bir programdır.
“Tanrıların doğduğu topraklardan, özgürlüğün yazıldığı şehirlere; mitoloji, arkeoloji ve tarih dolu bir yolculuk”
Aydın’dan başladığımız bu yolculukta ilk durağımız, direnişin simgesi Xanthos Antik Kenti olacak.
Likya Birliği’nin başkenti olan Xanthos, tarihin en çarpıcı direniş hikâyelerinden birine sahne olmuş eşsiz bir kenttir. İki kez kendini yakarak küllerinden yeniden doğan bu topraklar; sadece bir antik şehir değil, aynı zamanda özgürlüğü uğruna her şeyini feda eden bir halkın sessiz tanığıdır.
Mitolojisi, efsaneleri ve derin tarihiyle ziyaretçilerini adeta geçmişe çağıran Xanthos’ta; yurt dışına kaçırılan eserlerin hikâyelerinden, fark edilmeden bir köşede sizleri bekleyen ve dokunduğunuzda binlerce yıl öncesini hissettiren kalıntılara kadar birçok detayı farklı bir bakış açısıyla keşfedeceğiz.
Likya’nın “sarışın kenti” olarak anılan bu özel durakta, klasik bir gezi değil; tarihle bağ kuracağınız unutulmaz bir deneyim sizleri bekliyor.
Xanthos’un ardından rotamızı, Likya’nın kutsal kalbi olarak kabul edilen Letoon Antik Kentine çeviriyoruz.
Burası yalnızca bir antik kent değil; tanrıların hikâyelerinin başladığı, mitolojinin toprakla buluştuğu eşsiz bir kutsal alandır. Likya halkının dini merkezi olan Letoon, aynı zamanda bir annenin çaresizliği ve mucizesiyle şekillenmiş bir efsaneyi de içinde barındırır.
Apollon ve Artemis’in doğumuna tanıklık etmek isteyenler, Hera’nın gazabından korunsun. Letoon’un hikayesi tam olarak burada başlayacak ve sizi mitolojinin sayfalarında bir gezintiye çıkaracak.
Sessiz tapınak kalıntıları arasında dolaşırken, bir zamanlar duaların yükseldiği, adakların sunulduğu bu kutsal atmosferi hissedecek; suyun, taşın ve mitolojinin iç içe geçtiği bu özel yerde zamanda yolculuğa çıkacağız.
Letoon’da atacağınız her adımda, sadece bir tarihi alanı değil; tanrıların iz bıraktığı bir hikâyeyi keşfedeceksiniz.
Xanthos ve Letoon’da tarihin ve mitolojinin derinliklerine doğru yaptığımız yolculuğun ardından rotamızı bu kez doğanın kalbine çeviriyoruz.
Likya’nın efsanelerle dolu topraklarından, milyonlarca yılın izlerini taşıyan eşsiz bir doğa harikasına doğru ilerliyoruz: Saklıkent Kanyonu.
Yüksek kayalıkların arasında saklanmış bu büyüleyici kanyon, yalnızca serin sularıyla değil, aynı zamanda doğanın gücünü hissettiren etkileyici yapısıyla da ziyaretçilerini kendine hayran bırakır. Yaz aylarının sıcaklığından uzaklaşıp buz gibi akan suyun içinde yürürken, bir yandan doğayla bütünleşecek, bir yandan da bu eşsiz coğrafyanın sunduğu farklı deneyimi yaşayacağız.
Tarihin izlerinden doğanın ferahlığına uzanan bu yolculukta, Saklıkent bizlere sadece bir mola değil; günün en keyifli ve unutulmaz anlarından birini sunacak.
| Tarih | Müsaitlik | Kişi Başı | Çocuk | Taksitler |
| 20.05.2026 21.05.2026 | Müsait | 2.599,00 ₺ | - | Taksitler » |
| Turun düzenlendiği günler: Çarşamba | ||||